Bu derleme, hak ve özgürlükleri dayanılmaz bir yük olarak algılayan ve uyguladığı şiddet mekaniğiyle onları sürekli ezmeye çalışan devlet geleneğini sorguluyor. Bu bağlamda öncelikle, uygulanagelen kurucu şiddetin en kapsamlı örneğini, 1937-38 Dersimi’nde gerçekte ne olduğunu, niye ve nasıl olduğunu irdeliyor. Devamında, 2003-2005 arasındaki gelişmelerden hareketle Kürt sorununun nedenleri, çözüm imkânları ve daha geniş bir bağlamda 12 Eylül Askerî Darbesi ve Cumhuriyet analiz ediliyor. Bu hak ve özgürlük karşıtı tablo, (biri Hrant Dink’in Erdoğan Aydın’la yaptığı röportajı olmak üzere) Ermeni sorununa ilişkin üç değerlendirmeyle geliştiriliyor. Son olarak da “Hikmet-i Hükümet” kavramından hareketle, Türk devlet geleneğinin egemen aklı ve dünden bugüne “kendi ülkesi ve milletini” yaratma pratikleri ve sonuçları çözümleniyor.
“Erdoğan Aydın, bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu bir etkinliğe çağırıyor okuru: Düşünmeye! Rehberlik ediyor üstelik…” (Füsun Akatlı)
“Erdoğan Aydın, özellikle milliyetçilik ve din açılarından, Türkiye’nin dünya tarihi ve coğrafyası içindeki yerini, okura yeni yorum kapıları açarak derinliğine inceliyor.” (Ülkü Tamer)
“Erdoğan Aydın, Türkiye’nin sorun haritasında bağlantıları bir bir kuran önemli bir soruşturmayı tamamlıyor, kitaptan kitaba…” (Enis Batur)
Bu derleme, hak ve özgürlükleri dayanılmaz bir yük olarak algılayan ve uyguladığı şiddet mekaniğiyle onları sürekli ezmeye çalışan devlet geleneğini sorguluyor. Bu bağlamda öncelikle, uygulanagelen kurucu şiddetin en kapsamlı örneğini, 1937-38 Dersimi’nde gerçekte ne olduğunu, niye ve nasıl olduğunu irdeliyor. Devamında, 2003-2005 arasındaki gelişmelerden hareketle Kürt sorununun nedenleri, çözüm imkânları ve daha geniş bir bağlamda 12 Eylül Askerî Darbesi ve Cumhuriyet analiz ediliyor. Bu hak ve özgürlük karşıtı tablo, (biri Hrant Dink’in Erdoğan Aydın’la yaptığı röportajı olmak üzere) Ermeni sorununa ilişkin üç değerlendirmeyle geliştiriliyor. Son olarak da “Hikmet-i Hükümet” kavramından hareketle, Türk devlet geleneğinin egemen aklı ve dünden bugüne “kendi ülkesi ve milletini” yaratma pratikleri ve sonuçları çözümleniyor.
“Erdoğan Aydın, bugün Türkiye’nin en çok ihtiyaç duyduğu bir etkinliğe çağırıyor okuru: Düşünmeye! Rehberlik ediyor üstelik…” (Füsun Akatlı)
“Erdoğan Aydın, özellikle milliyetçilik ve din açılarından, Türkiye’nin dünya tarihi ve coğrafyası içindeki yerini, okura yeni yorum kapıları açarak derinliğine inceliyor.” (Ülkü Tamer)
“Erdoğan Aydın, Türkiye’nin sorun haritasında bağlantıları bir bir kuran önemli bir soruşturmayı tamamlıyor, kitaptan kitaba…” (Enis Batur)